23 Aralık 2011 Cuma

Başladığım Yere

Başladığım yere geri dönüyorum.Kısa ve tatlı bir yolculuğun ardından koca bir hissizlik içimde biryerlerde.Boşuna olmayan hayallerime istemedende olsa seni karıştırdım.Ağır gelmiş olmalı her aldığın soluk ensemde,soğuk kimsesiz suskun.Geldiğin gibi geri gitmiyorsun tanıdığın biri olarak veda etmiyorum.Soğuk,halsiz,ümitli şekilde uğurlanıyorsun farkında değilisin.İçinde kalmış sancıların her gece kalbini kemirirken,ben çoktan yelken açmış gidiyorum kalbinin kirli sularından.

Dans etmeliyim,içmeliyim,sevişmeliyim.Ama  hiçbirinde sen olmayacaksın  bu sefer.Tükettiğimiz zaman içinde uzaktan seyircindim aslında.Birgün mutlu olduğunu görmeliyim.Birgün belki yeniden gülersin.Belki biri gerçekten seni sen olduğun için sevebilir.Birgün yine mutlaka.

Oysa küçük hediyelerim vardı.Pimini çekip elime verdiğin izlediğin o bombalar teker teker elimde patlıyor.Olsun bazen dağılmak güzeldir,çabuk toparlanırım.Üzülecek tek bir günün bile olmaması ne kötü aslında.Hiçbir şeyin olmadığının göstergesi.Gereksiz zordan mutlu olma çabasıda eziyeti.
-
Başladığı gibi sessizce bitmeli.
Kırmadan,kırılmadan,ümitlice,aşkla.
Sözler yine yazılmalı
Söylenmeli her şarkı yeniden.
Hayaller kurmalı insan
Birgün gerçekleştireceği şeyleri düşünmeli
O insanı düşünmeli hissetmeli yaşamalı


-Aşktan korkmamalı.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Her Yer Sen Dolu Sen Yok.



Sessizce bekliyorum bir köşede.Yazıyorum söylüyorum susuyorum.Bir gün eskisi gibi olmak ümidiyle ayağa kalkıp haykırıyorum dünyaya.En sevdiğimiz şarkılar dilimde.Sigaramda bitmek üzere.Bir kadeh kaldırıyorum yokluğuna.Kimse yok.Ama 'aşk'için şerefe.Tanıdık yüzlere 'merhaba'deyip geçmekle yetiniyorum.Öyle yalnızım ki ... Seni anlatacağım bir sen bile yok bu küçük dünyamda.Her yer 'sen'dolu her yer 'sen' yok.

Cümlelerim titremekle meşguller.Scaklığın yok evim soğuk.Sigaramın dumanı gözlerimi boğuyor.Sesini özlediğimden adım gibi eminim.Ne kadar oldu sevişmeyeli kestiremiyorum.Epey olsa gerek.Gittiğin günden beri her şey yarım yamalak.İzlediğim filmler eksik,yarım,soğuk.

Yağmurlar kimsesiz kalmış gibi damlaları kesik kesik.Sesimin tınısını unuttum bile.Sesim çıkmıyor.Ayaklarım yollarına gidiyor ama yol bilmem iz bilmem.Sadece gelsen sarılsam sıkıca sana.Kokunu damarlarıma hapsetsem orda öylece  kalsan.Sonra yine gidersin.Ama son kez hep son kez sarılsam sana.Sonra yine gidersin.Ama sen yinede kal benimle.

Biliyorsun ben sen değilim
Öylece terkedemiyorum anılarımı
Hüznümü bırakamıyorum bir köşeye.
Biliyorsun ben sen değilim.
Hayallerimi savuramıyorum
Özleyebildiklerimden vazgeçemiyorum.

Yine danslar edelim şarkılar söyleyelim birbirmize.Oyunlar oynayalım.Ben seni kızıdırsam ban bana küssen ben yine gönlünü alsam.Ama sen yine bana gelsen kalsan orda öylece.Sarılırp uyusak..

25 Kasım 2011 Cuma

Hayallerin Yok,Sen Yoksun

Yapmak istediklerimi sonsuzlukla paylaşmak istediğim
Meğer sen'mişsin
Yıllar sonra anladım.

Birçok yabancı geldi geçti.
Güldü geçti.Sevdi geçti.Aşık oldu geçti.
Sadece küçük bir esintiydi.
Ben anlattıkça onlar sessizce dinledi.
Onların hepsiydi ben tektim.
..

Küçücüktüm,tecrübesizdim sana ilk dokunduğumda.Ozamanda hayallerim vardı şimdide.Değişen pek birşey olmadı.Ben hayallerimi korurken sen o hiç bilmediğin adama satmıştın hayallerini.İstemezdin ama olmuştu bikere.Gülücüklerinin arkasına dev yalnızlıklar saklardın... kocaman hayaller.Kimseler bilmez hep bana anlatırdın.Hepsi güzeldi hepsi özeldi.Kalbin gibi.Hala gülüyorsun hayallerinden vazgeçmiş kendini O'na teslim
etmiş bir vaziyette.Sonsuzluğunu ona teslim etmiş her yeni birgünde mutlu olmayı deniyorsun belkide.Bilemiyorum..Uzağım sana.Çok uzağım.

En çok dans etmemizi özledim.Dans senin hayatındı benimse hayallerim.Sen hayatına aşıktın bense hayallerime.Belkide kaçış noktamızdı dans.Ve biz saklanmadan orda buluşurduk.Konuşurduk,sarılırdık.
Yıllar geçti aylar geçti yabancılar geçti
Ben kaldım.
Yıllar geçti aylar geçti
Hayallerim hep aynı kaldı.
Yıllar geçti aylar geçti
Hayallerin geçmiş
Hayallerin yok.
Tanımadığım O yabancı var.

Yıllar geçecek
Ben geçeceğim
Hayallerin kalacak.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Olmadı,Yanılmadım

Bak yine olmadı sevgilim.Yine olmadı..Başladığı gibi kısa mutluluklarla sona erdi.Bile bile girdiğim ladesleri kaybetmedim,yitirdim.Senin kadar başarılı değilim gözlerimi yumup gülemiyorum o yabancılara.Ellerini tutmak soğuk çirkin.Onlara sarılmak kısa süre için huzur verici.Sonrası tozpembe hayaller.Olmadı.Ben yine denedim yine yanılmadım.Çok uzak kaldım sana kalmalıydım.Bana kızma.Sakın ''ben varken böyle''diye başlama sözlere aldırmam.Ben sadece sıcaklığını özledim.Kirlenmiş başka hayatlara kurban ettiğin o bedenini.Sorun değil artık hiçbirşey içimde birşeyler hep noksan.

Sözlerimi yutmakla meşgulüm şu sıralar.Sana yazmak geliyor içimden.Ama kendi ellerime uğurladığım en sevdiğim tek yolcumdun sen.Şimdi seni bu limana geri çekemem.Sadece geri dönüşü olmayan bu yolda gelmeyeceğini bile bile başka yolculara merhaba diyebilirim.Üzgün de değilim sevgilim.Sensizliğin tatlı yönlerini değerlendiriyorum.Hep söylediğim gibi ''ben tek başımayken en mutluydum''.Buna alınsanda belli etmezdin.

Kelimelerini özledim.Bazen sinirlendiğinde söylediğin o yalan sözcükleri.Onlar bile okadar sıcaktı ki..Sinirlendiğin zaman kekemeye bağlardın işi ve bu benim çok hoşuma giderdi.Ve ben sana hep inanırdım.En azından inanmak isterdim ve inanırdım bile bile.Hiçbir şeyden sorumlu tutamam seni sevgilim.Bir katil olmalıydı biz'de.O'da bendim.Hiç inkar etmedim ama hep özledim.
Yine olmadı sevgilim
Yapamadım.
Yine bir şeyler yazdım
Yoldan geçen o kadınlara aşık oldum.
Onlara hep senden bahsederken onları senin yerine koydum
Ama olmadı sevgilim.
Yine yapamadım

19 Kasım 2011 Cumartesi

Kış Şarkısı

Bir kış gecesiydi gidişin.Ansızın sessiz sakin,telaşsız.Birşeyler çoktan bitmişti aramızda.Eski heycanımız yerinde değildi.Sanki birileri onu bizden çalmıştı.Yerine koymak istedikçe kırdık kırıldık.
Sessizdi gidişin suskundum o gece.Gitme demeye dilim gücüm yoktu belki ama kalman neyi değiştirecekti.Özlemediğimi düşünme kırıntılar hala kalbimde.Hergün yarattığım kelebekler belki yok yerinde ama birşeylerini özlüyor gibiyim.Ellerini,bedenini,saçlarını omuzuma yaslanıp kurduğun o düşleri.Hep gülümserdim sana çok içten gülümserdim.Sen hep neden gülümsüyorsun dediğinde.''Çok güzelsin sevgilim''yanıtını alırdın.

Çok güzeldin sevgilim.Saçlarını çok severdim gülüşüne aşıktım.Ama  'gitme'diyemedim o gece sana.Belkide gitmen gerekliydi ve gerekeni yaptın.Pişmanlık yok içimde.Özlemiyor değilim özlediğim gecelerde pencerenin önüne geçip arkamdan sarılmanı bekliyorum.Sadece küçük bir özlem benimkisi sadece küçük bir özlem..
Yalnız bir kış şarkısı seni bana hatırlarttı.Meğer ne kadar çok özlemişim seni.Senden bahsetmeyi seni yazmayı.Sana dair şarkılar söylemeyi..

Kocaman kışlar geçti ardından
Ve 2 yıl sonra merhaba sevgilim.
Saçların daha kısa artık.
Ve daha güçlüsün.
Gülüşün yalnız ve sıcak.
Son bardağım sana
Sarıl bana sevgilim
GİTME.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Ne Yapıyorsun ? - Özledin Mi ?


Hangisi daha kolay olurdu bilmiyorum.Ellerin tanımadığım o adamı ararken kalbinin benim için atması sencede ironik değilmiydi?
Daha ilk dansımızı bile edemeden kalkıp gitmek ayıp değilmiydi ? Yağmur hiç dinmiyor buralarda.Tenim soğuk ellerle yoğruluyor.
Kimsede senin gülüşünü göremiyorum.hepsi senden daha güzel daha daha daha.. Ama birşeyler eksikti bu işte.hepsi ben diye yanarken içimde kocaman bir
sen var.Her bir tende sen diye kavrulan bir his var içimde.Zor değil aslında hiçbir şey ama dokunmakta istemiyorum yarama.seni hatırlamak güzel anıları.Yeniden yaşamak güzel.Bedenin sende kalabilir ruhun benimle olsun.
Arada sırada gözlerim çapkınlık telaşında çok görme başkalarında seni aramak ne kadar acizce olsada sırf seni özlemek için onlara sarıldığımı unutma.Hiçbiri sen kadar sıcak değil.
Birgün yolda karışalırız gibi geliyor.Farkedersem şayet seni hiçyüzüne bakmadan geçerim ama sen yanıma gel olur mu ? Sen ben kadar zor olma,sen duygularını benim kadar bastırma.Hatırla neler söylediğini,hayallerini umutlarını,heycanlarını.Herkesi terket beyninden çünkü sen onlara ait değilsin.Aslında sen kimseye ait değilsin.Ama özgürlüğü beraber tatmalıyız.Belkide yağmurlar inatla bizim için yağıyordur belki de hala o hayalimizi gerçekleştirmemiz içini inadına inadına ve bir kez daha yağıyordur.Olamaz mı ? -Bilemeyiz.

Birikmiş duygularım var kalbimin odalarına
Kapısına kilit dayadığım
Sığındım hayallerim var hep üşüdüğümde
Sesin hala kulağımda yankılanıyor gibi
Sahi unuttun mu sesimi ?

bilirim unutmazsın sen.sen unutur gibi yapıp hiçbirşeyi unutmazsın.
sahi özledim mi seni?
özledin mi beni ?

10 Ekim 2011 Pazartesi

Ellerim Üşüyor,Ellerin Yok

Kış geldi sevgilim..
Ellerim artık üşüyor ellerin yok.
Kalbim eskisi kadar hızlı atmıyor.Yoksun diye hiçbirşey heycanlı değil
Yeni yeni şarkılar duyuyorum,yeni çiftler.Sevilenler sevenler sevişenlerle dolu buraları.Ama hiçbiri biz kadar güzel,özel değil.
Ellerim üşüyor sevgilim ısıtıcak kimsem yok.
Dilimde Teoman şarkılarıyla gecelere son veriyorum sessizce.
Hergün dışarlardayım.İşten ayrıldım.Sürekli ağzımda sigara insanlara bakıyorum.
Her yerde karşıma çıkacakmışcasın gibi giyiniyorum.
En sevdiğim paltom üzerimde.Yeni ayakkabılar almadım kendime.Onları beraber seçmeliyiz.Yeni şeyler istemiyorum biz yenilmişken birbirmize.Yeniden güçlenip yeni olmalıyız diye bekliyorum.
Senin önüne geçip seni durduramıyorum.
Ellerim seni istiyor karşı koyamıyorum.
Sığmıyor ceplerime ellerim üşüyor.
Neredesin nerdesin kimler var yanında bilmiyorum.Yinede gel sen.Ellerim üşüyor söz geçiremiyorum.
Ceplerim dar geliyor ellerim üşüyor.
Kimler var bilmiyorum ama sen yinede gel.
Ceplerim dar,kalbim soğuk.

7 Ekim 2011 Cuma

Ama Olmaz.

Bayadır uzağım sana.Somut olarak elimde hiçbirşey yok.Bir fotoğrafın bile.Herşeyim açık sana oysa.Ben sadece ''varlığını''özlesemde sen sesime hasretsin.Çokta mutlu değilsin ama üzgün olmadığınıda biliyorum.Bazen rüyalarda yanına geliyorum.Sen beyaz çarşfaların içinde prensesler gibi uyuyorsun.Ben sessizce yüzümde o aşık olduğun tebessümle seni izliyorum.Ne zaman öpmek istesem rüyam burada son buluyor.Boş bir sabaha ''günaydın diyorum.Öylesine yorgunum ki çevremdeki kimseyi umursayacak halim bile yok.Ben yine aynıyım.Gördüğün günden beri pek birşey değişmedi fiziksel olarak.Ama beynimi soracak olursan hiçbirşey yerli yerinde değil.Kalbim mi ? - Onu kendine sor.Cevabını bulman çok zor olmayacak.Söz konusu kalp olunca bilirisin pek konuşmam.Susar yaşananlardan birşeyler çıkarmanı beklerdim.Gerçi halada birşeyilerin bekleyişi var içimde ama kimden ne gelir ya da  şu olsun diye sayıkladığım yok.Yaşlandı kalbim artık eskisi gibi sana atmıyor.Aynı nabızda nefes alıp veriyorum.
Seni soranlara herşeyi en başından anlattım.Hiç efkarlanmadım.Efkarlandıkça yazdım.Sapıtmadım.Özledikçe şarkı söyledim.Ama yinede seni koparıp atmış değilim.Hala hayallerimize saygım var.Hele birtanesi var ki.O gece sırf o hayalimiz için kavga edip birbirmize küsmüştük .Senden sonra birkaç kişiyle aynı hayali kurmayı denedim ama olmadı.Hiçbirinde senin tadın yoktu.Sen hariç herkes yapmacıktı.Korkumda o ki karşımdaki kişi ne kadar samimi olursa olsun bana yine o duygu gelicek ve ben onu yine terkedicem seninle olan umutlarımı hayallerimi terkettiğim gibi.Onlar şarkılarımızı paylaşıyorlar ben sadece eşlik ediyorum.Sen gelene kadar en iyisi bu şimdilik.Hani en çok söylemek isteyipre söylemediğimiz o şarkı var ya..İşte o .


Silületin beliriyor beyaz sayfalarda
Adını yazıyorum,siliyorum,yazıyorum,siliyorum
Ama olmaz.
Ne sen eskisi gibi masum kalabildin
Ne ben hala o heycanlı çocuk
Ama olmaz
Artık olamaz

3 Ekim 2011 Pazartesi

Çıkıp Gelsen,Sadece Gelsen.

Geceye emanet etmiş gibiyim bedenimi,hayalinle sürükleniyorum yerden yere.Kaç ayrılık geçti üstümden,kaç kez tanımadığın bedenlere sığdırmaya çalıştım seni..Haberin yok.Yine bir sonbaharda çıksan karşıma ben yeniden aşık olsam sana.Birkez daha birkez daha baksam sana,süzsem uzaktan kıvrak bedenini.Ben yine sana aşık olsam.Gelsen sen yine koşa koşa atlasan boynuma..Sevişsek saatlerce hayallerimizi birbirimize anlatsak.Günler geçse ve biz hep ilk gün ki gibi kalsak.Hergün yeniden aşık olsak birbirimize..

Ve sen artık çıkagelsen bitirsen bu özlemi.Sabahlara kadar otursak.Ben saçlarını okşasam sen koltukta kucağumda uyusan.Radyoda herhangi bir şarkı çalsa bize ait olmasa bile onu bizimmiş gibi benimsesek.Öznemiz hep biz olsak.
Korkularımızı bir kenara atıp çırılçıplak kalsak baksak birbirimize.Birbirimizi birbirimize hapsetsek.Tek vücut olup birbirmize özgür olsak sadece.Kanatlansak gece gökyüzüne.Kalbimize parlasak.

Çıkıp gelsen artık hiç ayrılmamışız gibi yaşasak sevişsek bağırsak şarkı söylesek.
Çıkıp gelsen baksam sana saatlerce,hiç konuşmadan
Çıkıp gelsen sarılsam sana nefes almadan
Çıkıp gelsen,sadece gelsen.

22 Eylül 2011 Perşembe

Mevsim Sonbahar : Sen Yok.

Çoktan yenilmiştik birbirimize.Ayrılık galip gelmiş yerle bir etmişti duygularımızı.İhanetlerin arkasına saklanıp yaramaz çocuk gibi yıllarca oyaladı bizi.Birkaç şişe var yerde dünlerden kalmış olmalı.Evimiz tozlanmış camlarında silinmesi gerek.Sakallarım ne kadar da uzamış.Çok yadırgadım.Bilirsin hiç sevmem dağınıklığı.Kalbim hep elimdeydi benim şimdiyse bulamıyorum.Çok dağınığım yoksa sen mi aldın,nereye koydum ? -Bulamıyorum...

Zamana bıraktım geçer sandım..Günler geçti.Günler ayları kovaladı ve üçüncü yılımı kutluyorum bugün.Yalnızım herşey bıraktığın gibi.Toz tutmuş şişeler pislik içinde kalan camlar.Kırk can acıtıcı sözler,sessizlik..

Birgün bir uyanıyorum sonbahar gelmiş.Üşümeyi özlemişim.Sana sarılarak uyumayı.En çokta sarılırken hayal kurmayı.Kaç takvim yaprağı geçmiş üstümüzden oysa o günler dün gibi.Bir yaprak uçup geliveriyor avuçlarıma mevsim sonbahar..Sanki birşeyler eksik.Sen yoksun hayaller yok gelecek için ümit yok.Yok yok.Sadece bir boşluk var önümde sadece kocaman bir boşluk..

Boş bir ev gibi yankılanıyor ismin kulaklarımda.
Ellerim sanki seni arar gibi.
Sesin yok sen yok.
Üşüdüğümü hissediyorum
Bir yaprak geliyor avuçlarıma
Mevsim sonbahar.
Sen yok
Sesin yok.

14 Eylül 2011 Çarşamba

Eski'ler.

Eski kitapları çoğu insan sevmez.Hep öyle derler oysa en sevdiği kitaplar hep eskilerdir eskiler en çok huzuru verir aşkı tattırır.Sonrakiler için söylenecek fazlada söz yoktur aslında.Ufak seni seviyorumlar dışında.Sanırım eskilerin değeri ilk olmalarıyla alakalıdır.Ne kadar ilklerde başarısız olunsada gelenler hep eskilerin yardımcılarıdır.Öyle bir can acıtmışlıkları vardır ki hep yenilerle tamamlamaya çalışırız.Bazılarını ise eskilere hala sadıktır.Onlar için yazarlar söylerler.Hani ''unuttum'' ya da ''unuttun mu ?? ''diye kullanılan yalan sözcükleri vardır ya..Ne kadarda salakça değil mi ?  İlkleri yaşatan birinle yaşadıklarını unutabilirsin belki gözlerinin rengini bile..Ama kalbinde bıraktığı kalp izi.. Ne yeniler bunu engelleyebilir,ne eskinin yerini almaya çalışan birkaç grup.Eskiler her daim özeldir.Evet belki eskiyi özlememiş olabilirsiniz ya da böyle de hissediyor olabilirsiniz ama bu sadece kendinizi kandırmaktan başka bir boka yaramayacaktır.Şimdi bir düşünelim.İlk öpücük kadar şimdiki öpücükleriniz heycanlandırıyor mu ? Ya da ''benimde sevgilim''var diye aynaya baktığınızda tatlı bi anormallik hissetmiyor musunuz ? Ozaman haklıyım.Eskilere sövmekten vazgeçip onların size yaşattırdıkları için minnetar olmalısınız..

10 Eylül 2011 Cumartesi

Cevapsız Bir Mesaj

Geçen gün rüyamda yanımda uyuyordun.Birleşemeden ayrılalı da çok olmuştu.Çok kelimeler tükettik çok yıprattık birbirimizi.İlacımız bizdeyken sen hep başka yabancıları seçtin ben hep anılara sığındım.Ben seni içimde bitirirken sen farkında olmadan her bir yabancıyla içinde bana dair tohumlar atmaya devam ediyordun.Çok söyledim böyle olmaz diye her defasında çıkış yolunun bu olduğunu söyledin.Hala bana yanarken başklarına çevirdin yüzünü.Kalbin ve aklın bendeyken hep onlara gittin.Gelmek seni çok yorucaktı.Yeterincede yorulmuştun zaten.Benliğini kaybetmiş bambaşka birisi olmuştun.Seni böyle sevemezdim.Yanımda durmanada izin veremezdim.Gelmek isteyip hep geri kaçtın.Benimde bunda payım var tabiki ama sen bu değildin ve bu sana sarılamazdım o ilk defa huzuru hissetiğim kollarında tekrar aynı şeyi hissedemezdim.Çünkü sen sen değildin.Bambaşka bir yabancıydın.Ve artık banada en uzak isimdin.

Sen karşı kaldırımda beni izlerken
Ben olan bitene hep anlam vermeye çalıştım.Özlediğim günler oldu ama asla ağlamadım.Seni hatırladım,anıları yaşattım,yaşadım ve yine mutlu olmayı başarabildim.

Sen
kaldırımdan bana el sallarken bir elin hep doluydu.Hoşuna giden bedenleri ben'le doldurup aklınca beni yaşıyordun ama onlar ben değildi.Bunu her anladığın zaman elin hep telefona gitti.Sesimi duymak beni sana getirecekti.Sen hep yanıldın.Kazanan yoktu bu kısırdöngüde.Sen hep özledin ben hep anıları yaşattım.

Şimdi artık ne bir telefon kadar yakınım ne de eskisi gibi huzuru sende arıyorum.Benden gideli yıllar oldu.Ben sende hala misafirim..

21 Ağustos 2011 Pazar

Hayatın Neresinde.


Bir gökyüzü düşünün hergün gördüğünüz gökyüzndende mavi.Ya da gördüğünüzle idare edin derim.Eğer sokak araları size yakınsa birşeyleri özlediğinizi farkedersiniz.Çocuk sesleri gelicektir.Birden çocukluğunuzun geçtiği sokakları hatırlayacaksınız minik ellerinizi mahallenin güzellerini ya da o oyunlarınızı.Belki o anda gözleriniz bile dolabilir geri dönmek için o eski günlere.Buran buran çocukluk kokarsınız o dakikalar içinde.Annenize gidipte ağlayabilirsiniz onu çocukluğunuza döndermesi için.Tıpkı eskiden birşey istediğimizde almadıklarında yaptığımız bu numarayı tekrar bile yapabilirsiniz.Belkide hiç dönmek bile istemeyebilirsiniz.Hep kötü anılarla bezenmiş bir çocukluğunuz varsa siz zaten hiç çocuk olmamışınızdır..

Bir kaç yıl kaçar üstüne iki üç yıl daha eklenir.Ve artık elleriniz boyunuz kilonuz daha farklıdır.Hayata bakışınızı seçmek üzeresinizdir.Ya da bir ikilem içinde bile kalırsınız.''Doğru olan ne ? Ne nasıl olmalı ?''gibi.Belkide o yaşlarda ilk aşkınızı tanıyabilirsiniz.Daha doğrusu aşkı tanırsınız.İşte o aşk en özelidir en güzelidir.

Ve üstüne bir kaç yıl ve onun üstünede iki üç yıl daha eklenir.Ve artık elleriniz kocamandır ayak numaranız büyüüştür.Çok canınız yanıyoda olabilir ya da çokta mutluda olabilirsiniz.Bir gün aynayla karşılaştığınızda bu söylediklerimin hepsi ve daha fazlası gelir aklınıza.Derin bir nefes alır ''of''bile çekebilirsiniz.Neler yaşamışım neler atlamışım kimler vardı şimdi kimler yok diye..
Zaman öyle acımasız öyle güzel ki.Hem alıp veriyor.Zamana isyan etmek boşa.O tıpkı bir ilah gibi yenilmesiz.Ona karşı koyamayız ve koymaktanda vazgeçmeliyiz.Sadece güzel bir şekilde yaşamamız gerekir.

Şimdi tekrar gökyüzüne bakmak gerekir çocukluğumuzla aynı mı diye.Belki biraz düşünmeliyiz bunun üstünde.Biz hayatın neresindeyiz,ne yapıyoruz ? '' diye..

18 Ağustos 2011 Perşembe

Özlem Dolu Merhaba

Hiç ummadığınız bir gece size gelen bir ''merhabayla''geçmişe dönersiniz.Olan biteni çoktan kafanızda bitirseniz dahi o geçmişi bir tokat gibi yüzünüze çarpar,gülümserseniz.Ve bir bakmışınız geçmişi tekrardan yaşıyor gibisiniz.Tabii bir farkla.Artık ne siz onunsunuzdur ne de o sizin.Ama önemli olanda başkalarının olsanız bile hala sıcak bir ''merhabayı''birbirinizden esirgememenizdir..Böyle olduğu içinde o unuttuğunuz belkide yeniden hissetmek istediğiniz duygunun depreşmesine neden bile olabilir.İster istemez bu pekte elde olmuyo. : )

-Gece yarısını çoktan geçmişti sabah ezanının okunmasına saatler kala bir merhaba tüm gecemi altüst etmişti.Sıcak bir ''merhaba'' özlem dolu.Aklınızdan geçse dahi bir taraf hep daha pasifize etmek ister kendini.Çünkü artık o başkasınındır ve umut yoktur.Olsada birşeyleri değiştirmek istemenin garantisi var mı ki ?

-Saatler geçti ve o en güzel anılar bir çiçeğin parçaları gibi kalplere serpiştirilmişti.Herşey özlem dolu herşey çok samimiydi.Ve aşk kokan o şarkı girmişti.Güzeldi herşey sanki kimse yokmuş gibi..Sanki kimseye karşı bir sorululuğumuz yok gibiydi.Tatlı bir kaçamak gibi.Saatler geçtikçe artan özlemi artık saklamanın anlamsız olduğu dakikalardan birindeydik.Birbirmize deli gibi kenetlenmiş planlar kuruyorduk.Aslında hep yapmak istediklerimizdi.Sadece geçmişin tozunu atmak istedik ve sözleştik.Ve o kutsal ilan ettiğimiz o ayı beklemeye koyulduk.Güzeldi özlem doluyduk.

Anladım ki ''aşk adımlarını''çok özlemişim.Aslında esas istediğimi kaybetmenin verdiği bir utangançlık varmış yıllardır herkesten sakladığım
Anladım ki aslında O'ymuş kimseye bahsetmediğim sürekli anlattığım kişi..

Özlem dolu bir merhaba için teşekkürler

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Artık O Başkası.

Tüm yorgunluğuyla tam karşımdaydı.Yavaş yavaş geldi ve sımsıkı sarıldı boynuma.O anda ne hissetim bilemedim bi isim koyamadım.Çünkü yüzündeki yorgunluğundaydı aklım.yol yorgunluğu değildi bu kalbi okadar yorulmuş yıpranmış şarjı bitmiş gibi bir cihaz gibi avucumdaydı kalbi.Avucumda ve başka şekilde atıyordu.Biraz zoraki gibi.Sadece yaşamak için atıyordu.Uzun bakamadım yüzüne belkide bakmak istemedim ama o hayal ettiğim umut dolu kızı çoktan öldürmüştü elleriyle.Benimle dans edebilicek kadar gücü var mıydı bilemiyorum.Hala bilemiyorum.Uzakken herşey su gibiydi gayet açık ve net suya yaklaştıkça bulanıklıklar arttı arttı su kirlendi.Ve suyumuz artık kirliydi.Tanımadığım cisimler yüzüyordu yüzeyimizde.Kalplerimiz yavaş atıyordu.Ben hala umut doluyken onun kalbi hala yavaş yüzü hala yorgundu.Ve o anda bitti hayallerim.Bu benim partnerim olamazdı.Güçsüzlüğe tahammülüm yoktu ve o güçsüzdü.Bir ilkti ve ben ona dayanıyordum.Aşık değilim ya da başka bir şey.Sanırım bir umut.Evet sadece bir umut bir ışık görür gibi oldum uzakta.Belki de görmek istedim.Bilmiyorum.
Şimdi geri dönmek için yola çıkıyorum.başka ışıklar görür gibiyim.Ve onun ki çok zayıf.
Şimdi gitmeli miyim yoksa biraz daha umutlarım için savaşmalı mıydım ?
-Ama artık onun için umutlarım bile yoktu.
O önce kendini tüketti sonra benim umutlarıma yeltendi.Ve başardı.
Neydi ? Ne olmuştu ? - bilmiyorum.
Bildiğim tek şey onun yorgun benim umut dolu olmamdı.

Ve o artık yok sadece adı var.
Ve onun için umutlarım yok sadece umutlarım var ışığını bekleyen
Ve o artık o bulanık bir su gibi.
Yıllara yenilen
Parçalanmış bir kalbi olan
Kalbi ezilen
Ve artık o .. 
O bir başkası hayran duyduğum birisi değil.
Ve artık o vücudunu kalbine siper almış
Kalbi alınan bir asker gibi
Ve  O bir başkası hiç ısınamadığım yabancı biri
O artık benim değil.

2 Ağustos 2011 Salı

'Aşk Nasıl Gelir

Bazen hayallerinizin size nasıl geleceğini bilemezsiniz.Ama eminim ki bir hediye paketinden çıkabilicek kadar küçük ama değerli şeyler tercih etmeyiz.Aslında ederiz.Ama çokta büyüğe kaçmayacak şeylerdir.Yani elimize ulaşacak kadar küçük şeyleri.Şöyle ki bir fotoğraf makinası isteyebiliriz.Çokta güzel olur hayalimizde olur,lakin bir zamanlar benimde böyle bi hayalim vardı.Ve oldu artık okadarda büyük gelmiyor.Ama anlayabiliyorum.Yahut vitrinde gözüken o ışıl ışıl taşları olan sıradışı ama bi okadarda sade ayakkabı size verilse kenidinizden bile geçebilirsiniz.Peki bir aşk'ı hediye paketinde alabilir miydik ? -Tabikide hayır.Dediğim gibi hayallerinizin size nasıl geleceğini bilemezsiniz.Konumuz tabiki yine aşk aşk aşk.Çünkü dünyadaki en güzel olgu bana göre.Acısıyla tatlısıyla.Ki ''aşık''olmayı hayal eden ''aşk''isteyen ve bunu artık hayatımızın bütünü haline getirmiş milyarlarca insan bulabilirim.Bulmama gerek yok.Yazılanlara gözatılsa zaten herşey açıkça ortaya çıkar.Ki herşey ortada.

'Aşk Nasıl Gelir ?

Aslında buna verilecek bir cevabım yok.Yani şöyle ki bir kokuylada gelebilir,bir partidede.Sanırım benimkisi biraz farklı.Benim ''aşk''ım gökyüzünden geliyor.-Hayır hayır bir ölüye aşık olmadım.Sadece bir iki durak varken aramızda şimdiyse koca gökyüzünü aşıp bana gelecek.Yıllardır beklediğim birşeydi bu.Ve birgün olacağını biliyordum.Yıllardır söylenen bana ''artık bir sevgilin''olsundu.Aralarda oldu tabi ki ama hepsi olsun diye olanlardı.Evet bu yazımı okuyupta ''vay göt demek öyle 'diyebilirsiniz.Sizden özür diliyorum ama öyleydi.Çokta takmayın zaten.Yıllardır bekledim kafamdaki tatlı insanı.Yıllardır sapmadan doğru bir şekilde beklemeye çalıştım.Ve yaptımda.Şimdi o tüm sevimliliğiyle ve yorgunluğuyla karşımda bana sarılmak için koşacak.Sanırım çok güzel bir duygu olacak.Gelicek zaman ekiyle konuşuyorum çünkü bu yazıyı yayınladığımın öğleni kollarımda olacak.Ve ilk kez birine bukadar candan sarıldığımı hatırlayacağım.

Uzatmanında alemi yok aslında.Diyeceğim o ki ''siz siz olun aşk için hayaller kurmaya devam edin.Aralarda bedenler tanıyın bir kalbe dokunun ama kalbinizi folloşlaştırmayın.Ve istediklerinizi bekleyin.Eğer inancınız sonsuzsa kendinize mutlaka o kalbinizde atacak.Bedeni yanınızda olacaktır.Evet daha önce aşık olup içiniz yanmış olabilir ama bu demek değildir ki yeniden birisini sevemeyeceksiniz,birine dokunmak istemeyeceksiniz.Hayallerinize inanın ve onu fazla kirletmeden bekleyin.O sizi mutlaka karşılayacaktır.(ya da benim gibi havalimanından karşılamak durumundada kalabilirsiniz :) )

HOŞGELDİN :)   ( iyi yolculuklar )

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Büyümüşsün.

Hiç ummadığında anda karşına çıkar ve sessizce kaçamak bakışlar atarsın ya hani..
Öyle bi durumda gibiyiz aslında.
Gizlediğimiz fotoğraflarımız var bir köşemizde hafızamızda
Akla estikçe baktığımız.
Kimi zaman silmek istediğimiz
Kimi zaman çok çok özlediğimiz.

Şu bi gerçek ki zamanında çok şirindin,güzel gülerdin.Zaten beni sana bağlayan tek şeyde buydu ya..
Şirin ve içimi coşturacak kadar sevimli gülmen.
Birkaç gün önce hafızamda olmayan fotoğrafına rastladım.
Defalarca baktım ne var ne yok diye.
Büyümüşsün.büyüdükçe kalbin küçülmüş tanımadığın o insanlara sarılmışsın.
Büyümüşsün.
Büyüdükçe dahada kirlenmiş kalbin.

Büyümüşsün.
Ve eskisi gibi gülemiyorsun.
Kalbinin kiri gülüşünden akıyor.

Büyümüşsün.
Sadece büyümüş ve kirlenmişsin.

19 Temmuz 2011 Salı

Uykum Kaçıyor

Saat gece yarısını çoktan geçti sevgilim.Uykum geldi sol yanımı elledim yatağım boş uykum kaçtı.Saate baktım saat oysa çok daha erken.Bugün günlerden ne onu bile bilmiyorum.Sadece yatarken saate bakıyorum ve yine uykum kaçıyor.Yarının dünü terkedişini izliyorum.Yalnız değilim martılar eşlik ediyor.Hiç dinlemediğimiz yeni şarkıları dinliyorum silületin gözümde seyiriyor gibi.Oysa kimse yok.Şikayette etmiyorum hiçbir şeyden alıştım yalnızlığına.Yarınlar dünleri hep terkediyor,akreple yelkovan yine kaçak ilişki yaşıyor martılar gizlice sevişiyor.Bir sen yoksun yatağım boş kalıyor uykum kaçıyor.Nedensizce aklıma gelişlerin çok güldürüyor beni.Ah o kahrolası anılar okadar güzeller ki gülümseden edemiyorum.Bastırdığımız bir iki fotoğrafımız hala duvarda asılı biraz tozlanmış olsa gerek,dokunamıyorum.Kokunu hisseder gibiyim hala,çöp kokusu beni rahatsız ediyor.Kırmızı rujunun izi kalmış bir bardak hala camın önünde güneş vurdukça parlayan.Bıraktığın gibi herşey.Bardağın rujun yatağım.Fotoğrafların.Yalnız hepsi kirli tozlanmış ve kokuyor.Bilerek dokunmuyorum hiçbirşeye arada sırada özlemem gerektiğini hissediyorum.Eskisi gibi özleyemiyorumda seni zaten herşeyin kirli olmasıda bundan ya.
Acaba hala aynı yerlere gidiyor musun bilmiyorum ama ben artık oralara uğramıyorum bile.Biliyorum ki yabancı birisinle karşılaşacağım ve sen panik olacaksın.Oysa buna gerek bile yok.Ama birgün yeniden ilkkezmiş gibi karşılaşcağız ve gözgöze geleceğiz.Ozaman kim heycanlanır bilemiyorum.bildiğim tek birşey var artık özleyemediğim.Deniyorum ama olmuyor.Zorlamıyorumda eskisi gibi.Sadece geceleri uykum kaçıyor hepsi bu kadar.


Saat gece yarısını geçti sevgilim,sol yanıma bakıyorum sol yanım boş,uykum kaçıyor.

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Beyaz Oda.



İlk defa senden bu kadar uzak bu kadar sıcak bir yerdeyim.Neden hala zorluyorum yazmakla bilmiyorum ama yazıyorum işte.Yıllar olmasına 1 saniye kadar az vaktimiz var.ama biz yokuz.Uzağız birbirmizden.Hem bedenen hemde kalben.Artık eriyoruz birbirmizin beyin hücrelerinde kalplerimiz köpürmüyor.Ama bazı şeyler hala aynı.Gerçek şu ki ne olursa olsun kırıntı kadar ceplerimize saklıyoruz birbirimizi.Biliyoruz çünkü bir şekilde kalbimizin kenarından geçeceğimizi.Burası çok güzel tam istediğim kafada insanlar.Ama çok yabancılar.Aslında onlar değil ben buraya çok yabancıyım.Senin nefes almadığın bir şehirde senin sesinin yankılanmadığı sokaklarda gezmek ölüm kadar soğuk bu sıcak havada.Son ses müzikler sevişmeye hazır bedenler gelip geçiyor önümde.Çoktada umrumda değiller.Geliş niyetim bambaşkaydı aslında ama kalbim hep temizdir benim.Arada yaramazlıklarım tabiki olucak ama hiçbiri seni kirletmeye yönelik olamaz.Yaptıklarımız ne kadar anlamlı bilmiyorum ama ikimizde kendi yollarımızda ilerliyoruz.Ben yalnızım ama seni bilemem..Ama sen yalnız yolda yürüyemezsin unutmuşum.Ya birini beklersin yol kenarında,ya da yolda bulduklarınla başladığın yere geri dönersin.huyundur.Bunun içinde hiç kızmam sana.Hayat senin istediğini yaşa.Ama kalbine zarar vermenden hep korkmuşumdur.Çünkü orada bir yerlerde bende varım.İncilmek istemem !
Bense yoluma tanıştığımız gibi yalnız devam ediyorum.Hayallerimi dinliyorum onlar beni çağırıyor gidiyorum.Beyaz bir otel odasında yalnızım ve mutluyum.Herkes bu durumu çok yadırgıyor.Kimse ''kendinin'tadını bile bilmiyor.
Hayallerimi bavula koyar gibi yerleştirdiğim elbiselerim askılıkta görücüye çıkmayı bekliyolar.
Peki senin hayallerin ne alemde ? - Yinemi beceremedin.Hep cesaretli gibi gözüküp korkuların arkasınamı saklandın ?

En büyük hayalimizdi seninle birlikte bilmediğimiz tanımadığımız insanların içinde dolaşmak,sevişmek,dans etmek.Bak ben hayalimi gerçekleştirdim.Üstelik tek başına.Peki sen ? Neyden korktunda birşeylerin arkasına saklandın?Şimdi otur sevgilim.Çok fazla kalmayacaksın.Bu beyaz odada son kez anılacak ismin son kez söylenecek adın.Ve son kez lanet edilecek tüm olanlara.

Şimdi git sevgilim.
Al korkularınıda git.
Benim sönmeyen hayallerim
Hayallerime beyaz ışık tuttuğum lambam var.
Ben hep beyazım,sense gri.
git artık sevgilim.
Git ve bit.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Gitmek Gerek Bazen.

Bazen zor olsada gitmek gerek.İçinin acayacağını bile bile..Ama bu sefer kalbim eskisi kadar acımayacak,eskisi kadar yanmacayacak ellerim kulaklarım aramayacak sesini ve eskisi gibi gitmeyecek elim telefona.Alıştı kalbimde bu duruma,beynim kalbime hükmedebiliyor.Ama olsun bunca yılın hatrına bir vedayı hakediyoruz en güzelinden en özlem dolusundan.Hep beraberdik aslında ruhlarımız bir bedenlerimiz ayrıydı.Lafta hep sevişirdik oysa bikere bile değmedi tenlerimiz birbirine.Ten kokunu hissedemedim.Uzaktık ama bir okadarda yakın.

Ama olsun zor olsada gitmek gerek ve gitmeliyim  ..

Yıllarca kalbinde ağırladığın için teşekkürler sevgilim.Beni önemsedin,beni büyüttün beraber büyüdüğümüz için teşekkürler ederim sevgilim.Sen anlam veremeyeceksin bu terkedilişe böylesine deli doluyken kalbimiz bir türlü anlam veremeyeceksin ve içinde bir yerlerde bi bi soru işareti kalacak.Zaman gelicek ve sende pes ediceksin.emin değilim;belki üzülürsün belki de yine o gereksiz şakalarımdan biri sanırsın...Ama artık ciddiyim.

Ben gidiyorum.Gitmek önemli değil aslında gitmek zaten hiçbirşeydir ama gitmeliyim sevgilim.Daha fazla uzatmadan uzamadan gitmeliyim.Bir gün yine karşına çıkacağım senin.Bu sefer sen beni tanımayacaksın ben seni uzaktan izleyeceğimBelki gözgöze geleceğiz ama sen beni tanımayacaksın.Ama şunu hep bileceğim : sen çok beni sevdin,seveceksin ve en çok ben sana iyi geleceğim.Ve sende şunu biliceksin : en çok sana emek harcadığımı ve bunun hep böyle kalacağını.

Şimdi telefonu kapatmalıyım.Uzadıkça uzar..Gitmek zor olur ve artık gidiyorum.Aklına geldikçe hep gülümse istersende küfret rahatlarsın.Ama yinede çok içme,fazla sevişme,sigarayı azalt.Artık gidiyorum sevgili

Telefonu kapat.

 ASLINDA BİLİYORSUN SENDE İÇİMİ
AMA ARTIK GİTMELİYİM SEVGİLİM
ŞİMDİ TELEFONU KAPAT
SESSİZCE BENİ AN.EKSİK ETME KALBİNDEN

24 Haziran 2011 Cuma

Mahçup

Söz aşka gelmişken ikimizde mahçubuz sevgili,aşk'a susmalıyız.Sözlerimiz vardı unuttuk,yeminlerimiz vardı bozduk.Biz bize aittik şimdi neredeyiz ? Ve artık susmalıyız.Hala birbirmize ait olmamıza rağmen ne kadarda uzağız.Yollar kısa,aramız uçurum.
Zaman aşımına uğramış bedenlere sahibiz her ikimizde.Tutnmak için hep yaş dallara sarılıyoruz.Oysa intikam okadar köreltmiş ki gözlerimizi,zaman okadar yormuş ki ikimizi aramıza büyük büyük engeller koymuş hep kalbin altından izlemişiz birbirimizi.Masallarımızı hep seviştiklerimize anlatmışız başklarını mutlu etmişimiz.Başkaları yerimizi almış hayallerde o yalancı kahramanlarımız.Biz'i hep unutmuşuz.Başka bahçelerde oynamışız.Aşk kokusu sandığımız yabancı evlerde solumuşuz o havayı.Öyle engeller yaratmışız ki birbirmize hep başkalarına satmışız ruhlarımızı kalplerimizi.İşte karşı karşıyayız şimdi.Yalnız ve aşk'a aşık suskun,yorgun,mahçup.susalım sevgilim aşka bunu yapmayalım sadece susalım.söz aşka gelmişken sevgilim ikimizde mahçubuz..

23 Haziran 2011 Perşembe

İnsan'lar.

İnsanlar hep konuşur.
İnsanlar hep konuşuyorlar ne hakkında konuştuklarını bilmeden.
İnsanlar hep seviyorlar
İnsanlar hep birbirlerini seviyorlar kimi,niçin,neden sevdiklerini bilmeden.İşin kötüsüde buna''aşk''diyorlar.Sevişiyorlar sevişmeyi bilmeden aşksız tadsız tuzsuz.

İnsanlar adım atıyorlar
İnsanlar hep adım atıyorlar nereye doğru yürüdüklerini bilmeden.Umarsız başıboş..

Ah bu insanlar..
İnsanlar.

İnsanlar büyük insanlar çıkarcı
Bu yüzden hiç susumuyolar dinlemek nedir bilmiyorlar.
Onların büyüdkçe ufalan kalpleri var.
Beyinleri boş fikirleri çalıntı.Sebepsizler.

İnsanlar sevişiyorlar,sırf sevişmek için seviyolar.
Hislerini o yatakta bırakıp,sevişiyorlar.
Ve ben..

ah bu insanlar,insanlar..

15 Haziran 2011 Çarşamba

Belki..Belki de. (Özgürlüğüm)

Sana koşar gibi adım adım özgürlüğüme koşuyorum.Yeni şarkılar dilimde.Artık özleyecek bir ''sen''in olmaması huzur verici bi okadarda eksik.Ama merak etme biz artık hep uzak olacağız birbirimizden ama zaman zaman akıllarımızda oyunlar oynayacağız seninle.Geçirdiğimiz günleri anarak belki küfredeceğiz belkide sessiz bir gülümseyiş atacağız.
Ben yeni şiirler yazıcam yeni hikayeler.Yeni kitaplar okuyacağım yeni fotoğraflar çekeceğim.Sen başka bedenler tanıyacaksın aşk'tan vazgeçip aşka sığınacaksın.Ellerin kirlenecek.Belki bende gerçekten aşık olurum.Olmasam bile arada 1 2 beden tanımanın mutluluğunu bende yaşarım.
Ben yeni hayatlarda yüzerken sen yeni hayatları eskitmenin peşine düşeceksin.Bilirim,tanırım seni.Hemde çok iyi tanırım.Akıllı biri çıkarsa karşına aşık olursun ona bunuda bilirim.Ama geçmişten parçalar hep sol cebinin damarlarının içinde olacak.
Sessizce bakıcaksın aynaya yaşlandığını görüceksin.Bensee..Ben ne olacağımı bile bilmiyorum.Temiz hayatımın sadece uçlarını kirletirim belki.Belki özgürlüklerle doldururum için.Bilmiyorum.Belki aynı yaşta aynı şarkılara eşlik ederiz seninle.Hani hiçbir zaman söyleyemediğimiz herhangi bir şarkı.Söylemeye çalıştıysakta ya sen şarkıya erken girerdin ya ben çok hızlıydım.
Ben hep senin bi tarafında olacağım ama yanında asla.Sende küçük bir parçam kadar benimle olacaksın.İstemedende olsa zaman zaman unutacağım varlığını bile.Aynısını sende yapıcaksın.Belki bu sefer kadehini bir başkasına kaldırıp sonra onunla sevişme hayallerini kurarsın.Belki sadece kadeh kaldırıp içip evine bırakılmayı beklersin.Şüphelerim var bu konuda.Konu sen olunca aslında hep şüpheliydim.Cesaretli gözüküp sessizce olanları izlerdim.

Belki bunların hiçbiri olmaz.Ne ben seni anarım ne sen beni yılda bir kez de olsa ararsın.ama olsun.Olması gereken ne varsa o olsun.Şimdilik seni bir kenara bırakıyorum.Ve özgürlüklerimin peşinde koşmaya başlıyorum.Adımlarım küçük kalbim hep büyük olacak.Eğer kalbini büyütürsen benimle gelebilirsin.Yoksa kendi kurduğun senaryolarda başka bedenlerle tanışmanın yalancı mutluluuğunla kavrulursun.

Belkii..
Belki de ...

( bazı adamlar özgürlük için doğmuşlardır,bazı şarkılar ise sadece özgürlük için söylenir. )

14 Haziran 2011 Salı

Öyleyse Git/me

Herşeyi bırakıp gidiyor musun ?
Öyleyse
-Git.
Herşeyi yarım,darmadağın bırak ve git.
Sen git ben sana şarkılar yazayım
Şiirler söyleyim renksiz duvarlarıma
Hayaller kuruyum o hep bizim olan şarkılara
Kokunu hapsedeyim siğneme mesela
Acı çekiyim geceler boyunca.

Bunları bile bile gidiyor musun ?
Öyleyse:
Kapıyı sessizce kapat ve git
Ardına bakmadan git.
Ardına bakarsan bilirim ki geri gelirsin..

Bu sefer öyle bir git ki
Tüm sözcüklerimide yanına al
Kalbim bir daha sana atmasın
Sadece git işte.
Sadece git..

Git ki kendimi buluyum sokaklarda
İçkiye vurayım kendimi,berduş berduş naralar atayım sana
Hadi;herşeyi yarım yamalak bırak ve git.
Sakın arkana bakma bakmadan git
Hadi git
- Git/me.

11 Haziran 2011 Cumartesi

İyi Aşklar.

Kimseye hiçbirşey için kızgın değilim.Aslında insanlara kızmakta istemiyorum.Tamamen zaman kaybı.Aşkla yoğrulmuş içinde biraz heyecan adrenalin gibi tutkular serpiştirerek yaşam mücadelesi benimkisi.Birincil planlarım hep 2. 3.olmuştur.Elimde değil.Kimsede bunun için beni suçlamamalı.1.lerimi ben seçemiyorum.Ve seçemediğim şeylerin gölgesinde terlemeye çalışmayıda beceremiyorum.''AŞK''demişken.Aşkla kafayı yemiş bir embesil değilim ben.Çünkü ben aşkı bir bedene bağlayıp onsuz ölürüm diyen biride değilim.Aşkı kelimelerle cümlelerle özetleyecek kadar vasıfsızda değilim.Gün gelir bende ''aşkımı''bir bedene hapsedersem evet sizden biri olurum.Üzgünüm şuan öyle biri değilim.Megalomanda değilim.Ama biraz var her insanda olduğu gibi.Ama dozunda tutmayı becerebiliyorum sanki.
Dedim ya ben onlardan değilim diye.Değilim işte.Hiçbir güzel yüz kandıramadı beni.Hiçbir zaman iki göğsün kölesi olmadım.Rock'n roll yaşamları hep izlemeyi sevdim.Heveste ettim ama hiçbizamanda öyle olamadım.Olmakta istemedim.
Beynimizi yiyioruz aşk aşk aşk diye.Kimi gece günddüz zırlıyo kimi ayyaş olmuş çıkmş kimileri kara sevdada.Oysa ne gerek var bunlara ? Yaşasana aşkını adam gibi.eğer gitmeyi kafasına koymuşsa kabullensene.Yollara vurmanada milletin diline düşmene onun karşında boynu bükük durmana değer mi ? Değer aslında.Karşındaki bunu hakediyorsa sana hep dürüstse değer.Peki böyle olan kaç kşi kaldı ki hayatlarımızda.Yok deniliecek kadar az.Hatta bazılarımızın hayatlarında hiç yok.Hiç olmamışlar bile.İşte böyle insanlar böyle insanları gördükleri zaman onlara aşık olması an meslesi gibi bişeydir.Başımdan geçtiği için söylüyorum.ama ben hikayenin öbür tarafındayım.Yani aşık olunan.Yine megalomanca gözüksede öyle değil.Benim gibi insanlar bize aşık olanları hiçbizaman hor görmez hiçbirzaman kendinden ufak görmezler.Aşklarının peşlerinden koşmalarına hep izin verirler.Konumuz aslında bende değilim.Konuda yoktu.Sadece aşk'tı.Demek istediğim şu : lütfen aşkı aşk için yaşayın.Kaş göz am penis gibi maddelere bağlamadan bir ruhu kana kana içmeye çalışın.Aslında bu konu üzerinde saatlerce yazabilirim.Konuşadabilirim ama gerek yok.Aşkı aşk için yaşayanların olduğuna inananlardanım.Lafta olmayanlarından hani.Adam gibi aşk yaşayanların yanındayım.Ve kalplerindede olmaya devam edeceğim.. İyi aşklar.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Zevk Sonrası Sigara ''gibi'.

Seninde aslında farklı yerlerdeyiz.Sen tam merkezindesin dünyanın.Bense en uç köşesinde.Ben sana bakıyorum,senin bakmaya bile cesaretin yok.Sitemkarlık değil bu,sadece anlayamamam mesele.Sen bastırabilirken duygularını benim bedenime bile sığdaramadığım bu aşk..Sevdiğini söylüyorsun hemde çok..Adımatmaya korkuyorsun.Ellerini ver diyorum ellerini uzatıyorsun.Hadi bir adım daha atderken ayağın boşluğa geliyor düşüyorsun.Nihayetinde bende tükeniyorum.Yanına geliyorum seni izliyorum sonra gidiyorum.Bişeyler tutturmuşum dilimde gece gündüz onu söylüyorum.Her cümlesinde sen varsın sanki.Ama şarkımbittiğindede yok oluyorsun.Sağırolmuş gibi seni duyamıyorum  bile.Bu hoş birşey aslında kafanın bu denli rahat olması mükemmel.En azından başklarına yer açabiliyorsun.Sevmesen bile,sıcaklığını hissetmesen bile..Zaman geçsinde geçsin bile diyorsun.Ve zaman öyle böyle derken hızla geçiyor
Bazen dönüp ardımabakıyım diyorum yaptıklarımız geliyor aklıma.Ne kadarda ateşliymişiz.Deliler gibi sevişirdik,dokunurduk birbirimize sonra ayrılırdık.En fazla 3 gün sürer sonra tekrar sevişirdik sevişirdik.
Seviştikten sonraki sigara gibi değil miydik zaten ? -Zevk sonrası yakılan o kıymetli tek dal gibi.Sevişir sonra ayrılırdık.Bu sefer hard'dı sevişmemiz ayrıldık.Ve hiçbir zevk artık bizi bir araya bile getirmeyecek.Sen ''olsada olur olmasada''havalarınmda gezinirken ben yine uzaktan seni izliyor,tiksiniyorum.Son sigaramı yaktım senden sonra.Son kez sevişirken seslerimizi dinledim.Şimdi sigaramı söndürüyorum.Zaman geçmeli.Zaman öyle ya da böyle geçiyor.
Zaman geç/i/yor/
Zaman geç/ti/.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Rock'n Roll'

İlk duyduğun nota gibi değil midir hayat ? İlk dokunduğun ten gibi yabancı,ilk tattığın tad kadar anlamsız ya da ilk gördüğün şekil kadar şekilsiz.Gelip görelim ki hayat şekilize edilicek kadar somut değil malesef.Aslında böyle olması daha iyi sanki,bu sansürlü hayatta sansürsüz bir şekli olan hayat ne kadarda marjinal ne kadarda farklı sadece adı aynı ''HAYAT''.Nice şarkılar var hayatın içinden olupta hayatla bütünleşmeyen nice filmler var hayatı hayat için kullanan.Ekmek parası.
Gittikçe alışıyor insan duyduğu o ilk notaya sonra devamınıda ekliyor hiç bilgisi olmasa bile.Belki ''do,re,mi''diye gitmiyor ama kimimiz aşkı getiriyor hayatın bi köşesine özgür olan şeklini ''aşkla''kısıtlıyor.Olsun buda güzel.Niceler var daha güzel olan.Kimimiz mesleğimizle şekillendiriyoruz,kimimiz ''ROCK'N ROLL''a..
Rock'n Roll;çoklu yalnızlık,sonbaharda esen ılık rüzgar kadar tatlı gelen yer yer çıldırtıcı etkiye sahip son derece cool.Şarkılar var ''bırakın bu rockn roll''u diye haykırıyor kabarık saçlı kızımız.Çokta severim.Ama bı
rakmıyoruz kıvırcık saçlı kız.Sevişmeyi seviyoruz.Böylede son derece mutluyuz.O kadar mutluyuz ki yalnızlığımı tokatlıyoruz.Ama farkında olmadanda bir şekilde onunla sevişiyoruz.Aynlara bakıyoruz sonra yine sevişiyoruz.Serii bir film gibi.Her sevişmemizde pozisyonları dahada çılgın hale getirmeye çalışıyoruz.Bunu yapıyoruz.Onsuz yapamıyoruz işte..
Birgün aynayla baktım.Tek değildim bu sefer yıllar sonra benimle ayna karşısına ilk kez çıkan rockn roll da benimle gelmişti,haberim yoktu.Sessizce eğdi kafasını gülüyordu.Sessizdim.Ama içimdeki sesler tüm vücudumda yankılanıyordu.Bu rockn roll depremiydi.Çok acınası gülerken birden ağlama krizine girmek gibiydi.Nitekimde öyle olmuştu.Birden kendime baktım.Yüzüm çökmüştü,cildimde lekeler vardı rahatsız etmiyordu.Oysa bu ben değildim.Bir başkasının gözlerine bakıyor gibiydim..Aynayı ıslatıp ıslatıp siliyordum.Bu ben olamazdım..Deprem okadar kuvvetliydiki kendime bile dayanamamıştım.Aynayı kırmıştım...
Bir deprem hayat yıktığı gibi bir hayatıda yeşertebilirdi.Benimkide böyle oldu işte.Rockn roll depremi.Farkında olmadan oluşan bir ağacın altında tanımadığım o yabancı gölgelik artık yok.Daha yakın
daha hayat içen bir gölge var dalların arasından güneşe merhaba diyen.HAYATA merhaba diyen..

12 Mayıs 2011 Perşembe

Ne'De

En güçlü savaşçıydın sen bu okyanusta,
Aşka direnenler familyasından.
Bir sonbahar gibiydin;sararmış,solmuş..
Dokunsan parçalanacaktı gözlerin
Bu yüzden uzaktan izledim.

Kokunu alır gibiyim yazın ortasında
Oysa bu sonbahar.

Karşı karşıyaydı kalplerimiz
Uçsuz bucaksız kaldırımlar içinde,
Sonsuz..
Ne nefesimiz yeterdi kaldırımlarda koşmaya
Ne de ıslanmadan yürüyebilirdik yağmurda..

8 Mayıs 2011 Pazar

Kahraman

Özlediğimi adım gibi biliyorum.Bir telefon kadar yakın olduğunuda.Yeni bir şarkı keşfettim iki üç saat önce.Ben yine içini seninle doldurdum kelimelerimizle süsledim.Bir kez daha aşık olduğum şarkıya.Hep güçlü tanıdın beni hep iyiydim.Eminim şuanki halimi görsen inanamazsın.Ya da inanırsın.Şuan başkasına sarılsanda biliyorum ki kırıntı kadar varım içimde hepte olacağım.Sen en çok bana sarılmak istedin,en çok bana dokunmak istedin.Biliyorum.Karşılıklıydı bu hisler oysa ben sana hiçbir zaman söylemedim.Üstüme geldin hadi söyle diye ben hep kaçtım,koştum.ama hiçbir zaman uzaklaşamadım senden.Denedim denedim yapamadım.Sende denedin yapamadın.Bir yabancı çıkardı Tanrı karşına,acıdığı için olsa gerek.Ona sarılıyorsun şimdi onunla el ele fotoğraflar çekiliyorsun bense size gizliden bir köşede bakıyorum.Olsun.İçime birşeyler oluyor gibi de seni bi başkasınlada görsemde sorun etmiyorum.Bu senin en doğal hakkın.Ve hakkını doya doya yaşmaya çalışıyorsun.Yaşayacaksın.En çok kendime kızıyorum nasıl olurda böyle olur diye...
İlk sen imzanı attın bu öyküye,yıllar sonrada ben.Hep uzaktan sevdin sen beni yaklaşamadın.Çok istedin ben kaçtım.Kaçmak zorundaydım.ama hepte benimde ol istedim.ama olmayacağını bildiğim için en kötüsüne hazırdım.Ben bunları yazarken ya onunla telefon başındasın ya da tanımadığım birkaç yabancıyla sohbet ediyorsun  ya da odanda yine birşeyler dinliyorsun.Ben bunları yazarken senin hiçbişeyden haberin yok devam ediyorsun hayatına.Sadece birşeyi çok okumanı istedim.Ama okuyamayacaksın.Senden gizliyorum bunları.İçimdekilerle birlikte bu aptal sitede benimlesin.Belki birgün denk geliceksin buraya ama benim olduğumu bilmeyeceksin içinden geçiriceksin belkide okuyup arayacaksın beni bu sen misin diye.Oysa benim cevabım hayır olacak.Ve seni çok özlediğimi söylücem.Belkide söylemeyeceğim bilemiyorum.Gözlerim dolu dolu yazıyorum işte..Özledikçede yazıcam.Ama her seferinde sen olmayacaksın.Başka kahramanlarımda dans etmeyi bekliyolar.Bu geceki kahramanım sensin.Sen seç şarkımızı ve dansa başlayalım.Tenelerimiz değsin birbirimize ürperelim..

11 Nisan 2011 Pazartesi

Aşkın Vakti Yok Sevgilim

Aşkın vakti yok sevgilim..
Ne  fazla uzatmaya ne de aceleci olmaya  vakit var
Aşkın vakti yok sevgilim.

Atan bir kalbi durdurabilirsin
Fakat duran bir kalbi çalıştırmak ne kadarda zor
Bilir misin ?

Erir bir kalp bekleye bekleye
Zaman aşımına uğrar
Eskiye döndürmek imkansızlaşır.
Uyan artık sevgilim
Çok geç olmadan uyan

Aşkın vakti yok sevgilim
Uyan.
Ben gidiciyim.
Elimden tut  sarıl ağla gitme de.

Aşkın vakti yok sevgilim
Ben gidiciyim..

10 Nisan 2011 Pazar

'Ses

Telefondaki sesin hala bıraktığım gibi
Heycanlı ve aşık.
Birazda ürkek.

Sözcüklerin birbirne çarpıyor
Çenen titriyor çok belli.
İnadın tavan yapmış
Dilin ''özledim''diyemiyor.
Demezde.

Şimdi başkasına aitsin
Başkasına söylüyorsun en sevdiğim o kelimeyi
''Özledim''diyorsun.
Ama olsun..

O'na baktığında sanki bana bakıyormuşcasına baktığını biliyorum
Bir nebzede rahatlatıyor beni
Senin adına üzülüyorum tabi.
Seviniyor muyum? -Hayır
Üzgün müyüm ? Asla.

Öyle birşey benimkisi işte
Boşluğa atılmış bir kalp topu
Boşlukta yuvarlanan
Sahip çıkılmayı bekleyen.

Sorun değil
Benmişim gibi sevişmeye devam et onunla
Sana iyi gelen herşey beni mutlu eder
Seni kaybeder.

3 Nisan 2011 Pazar

Pes Mi ?

Yıllar önceydi..
.
Küçük bir kızdın;gülümseyen bir fotoğrafla merhaba diyordun dünyama.Ozamanlar çok başka başka birilerinindin ''özgürlüğünü'' yaşıyordun doyasıya.Tıpkı bana söylediğin o söz gibi mesajlar atan sevgililerin vardı.Hepsi sana hem bedenen hem fiziken uzaktı ki günün birinden benden yardım istemiştin.Hani kalbi ''tık tık'' atan bi çocuk vardı.Pardon senin attırdığın o saydam kalbin.Az birşey büyüdün hala aynıydın.Aşk arsızıydın.Çok arsızdın.Ama bir gün olsun kötü bakamadım sana çok küçüktün.Küçük bir kalbin vardı;kırılmış incilmiş paramparça olan.Hep''olsun''dediğim.Küçüktün,farklıydın.Büyüyorsun yavaş yavaş herkes gibi olmaya başlıyorsun.Üzücü!
AZ DA OLSA BİZDE BÜYÜDÜK.
.
Ellerimiz büyüdü.Kalplerimiz biraz daha kirlendi.Kirletmelerine izin verdik belkide.
Arsızdın.Kalplerine dokunmalarına izin verdin ama bir kez olsun lanet olsun demedim.Onlarla üstükapalı sevişirken sözlerinle mesafeler koydun.Gittikçe büyüdü yollar.Küçük bir erkek çocuğunu büyütür gibi büyüttün.Birgün yollar firar  etti.Bir piç gibi dolaştılar birbirlerinede girdiler birbirlerinle seviştilerde.Önemlimiydi ? Asla.
Küçüktün marjinaldin.Gökkuşağının altında oynayan çocuklar gibi renkli kalbe kan pompalayan organ kadar hareketliydin.
.
-iZLEDİM..
Uzaktan sessizce izledim seni.Nasılda yok ediyordun kendini.Kendine itiraf edemediğin o masum yalanların,o kalp kırıklarınla ne kadar mutluydun.Sanki hiç yokmuş hiç yaşamamış gibiydin.Aynada gülerdin kendine ya da en yakın arkdaşlarına.Bazende ağlardın sen.Sonra yine lanet ederdin o piç kurusuna.Sonra oyunu bıraktığın yerden yine devam ederdin.
Görmezden geldin kaçtın oyaladın kendini.Beni oyaladığını düşünürken hep oyalandın sen.Küçüktün,hala da küçüksün.Ve hala korkaksın.Yollara kızma.Duraklara hiç kızma.Onları sen büyüttün.Korkaklığınla emzirdin onları.
PES  Mİ EDİYORSUN ?.
Bu oyunuda burdamı bırakıyorsun ?
- Olsun.
Küçüktün hala da küçüksün ama olsun,yalanlarla gülebiliyorsun tıpkı ablaların gibi kızdığın nefret ettiğin üstüne kusmak istediğin o aptal insanlar gibi..
Merak ediyorsun ya cevap veriyorum.Sen oyunlar oynarken bir köşede durup sana bakıyordum.Seni onlarla izlerken biz gökkuşağının altında danslar ediyorduk,birbirmize gülüyorduk,dudaklarımıza dokunuyorduk.
Neyden haberin var ki,aşık rolünü üstlenmişsin.Sen iyi yazar,oynarsın.
Ama olsun küçüktün hala küçüksün.

Peki şimdi sana ne olucak küçük kız ? Hala küçük mü kalıcaksın yoksa kalbini büyütüp aşk'a atılıcak mısın ?
.
( makyaj hiç yakışmıyor sevimli yüzüne bırak kendini,ablaların kötü ablaların kaka ) .

2 Nisan 2011 Cumartesi

Aşk Sancısı'

Güneş sanki hiç batmıcakmış gibi bu zamanlarda.Dışarıda yağan yağmur,içi kararmış bulutlarbile engelleyemiyor ışığımı.Yeniden  doğuyor gibiyim her saat.Güneş  bir günlük süresini doldurup uyumaya hazırlanabilir o dasorun değil.İçimdeki güneş yeni yeni alevleniyor.Söylerim arkdaşlara benden mutlu şeyler yazmamı beklemeyin diye.Ama söylüyorum bakın;içim kıpır kıpır ''aşk sancıları''bunlar.En tatlısından,en mutlusundan.
Böylesine delice hisler hissetmeyeli 3 yıl olmuş.Güneşi yanıma alıpta uyumayalı çok zaman olmuş.Güneşim doğduğunda anladım.Sahiplenmiyorum aslında bakarsanız.Beni ilgilendiren kısmıda kendiside değil.Hissettirdikleri.Ne yalan söyleyeyim özlemişim.Özlenmicek gibide değil.Aşkını aşk için yaşayanlar beni anlayacaktır mutlaka.Ama bir kere aşık olmuşsanız vede canınız cayır cayır etmişse daha bir farklı daha dikkatli yaklaşıyorsunuz.Sakinliğimde bu yüzden.Sakin sakin izliyorum kendimde yaşıyorum.Sahiplenmiyorum kimseyi sahiplenirsem şayet üzülürüm.Üzülmekte istemiyorum bu yüzdendir sakinliğim,bu yüzdendir mutlak mutluluğum.Bu yüzdendir durup durup kendime aynada gülümseyişim.Herşey güzel bu ''güneşin altındaki aşkla''dokunmayın bana böylede mutluyum.

29 Mart 2011 Salı

Mavi'nin Kalbi.

Yalnızlığa değiyordu sanki ellerim yavaş yavaş.
Hep birşeyler eksik gibi.

Kokunu hisseder gibiyim
Aramızdaki duraklara kırgın da değilim.

Başka adamlar dokunuyor tenine
Başkaların gözleri değiyor gözlerine
Olsun alıştım..

Hatırlatmıyor artık eskisi gibi şarkılar seni bana
Giderek batan bir gemi gibi
Mavinin kalbine gömülüyorsun.
Sessizce..

Yıllandıkça yosun tutucak enkazın
Küçük aşklar yaşayacak orda
Olsun iyidir aşk byüğüyle küçüğüyle.

Balıklarda gezer mavinin kalbinde

6 Mart 2011 Pazar

Susuyorum.

İlerliyordu yolunda,sessiz sakin kımıldamadan.Kalbim hep sabit her salisem ona teğet geçiyordu.Küçük çatlakları vardı kalbinde.Dokunduğu her kalpte tamamlamaya çalışıyordu içindeki eksikliği.Kalbi kelebek gibiydi her bedende bir gece yaşayıp ölüyordu.Uyandığında başka başka adamlar vardı kollarında.Beni bekliyordu.''Belki karşıma çıkar''diye hayıflandığını biliyorum.Hissediyorum.Bir iki not buldum eski kitapların arasında.Biz'le başlayan biz'le batan cümelerle doldurmuşuz.Meğer ne mutluymuşuz küçük dünyamızda.Kedimiz varmış ozaman beyaz renkli gözleri olan.Hani görenlerin ''Van kedisi''sandığı.
Kendine hiç acımazdın.Biz'den korkardın.Hepte söylenirdin zaten ''bir gün korktuğum başıma gelicek diye çok korkuyorum''diye.O günlerden birindeyiz işte.Eriyoruz başka bedenlerde.Bilirim,tanırım narin bedenini.Uyandığın adamlar anlamaz bilmez bile.''Zevkten kudurmuş piç kurularıdır hepsi.Ve sende bilirsin bunu.Aynada az lanet etmemişsindir kendine.
*
Uzak durup yakın olmayı nasıl başarıyorsun sahi ?
Bir şeyler sencede eksik değil mi ?
Saatin hiç takılmıyor mu,takılıp kalbin bir kere bana atmıyor mu ?.
*

'Kalp sancım var bu doğru.Yaprakları kurutmuyorum aralarda.Yazmıyorum.Karalamıyorum çizmiyorum birşeyler.Korkuyorum.Yine bağlanırsam sana nasıl koparım diye.Lanet olsun ki çıkmıyorsun bile aklımdan lanet ediyorum ağlayamıyorum içiyorum.Uyuyorum.Sakallarım çok uzamış farkında bile değilim.Kedim çektiğinde anlıyorum.Ve yine susuyorum.Sana susuyorum..

1 Mart 2011 Salı

Geride Kalan.

günler birer birer tükeniyor yokluğunda.
bir rüzgar esiyor ters yönde sana doğru
kalbime doğru
kalbine doğru yollar boş
kaldırımlar ıslak,ışıklar sönük.
dokunuyor tenime bir damla yalnızlığın.
koynumda buluyorum bazı gecelerde tenini.
büyüdüğümüz sokakları geziyor fotoğrafın
elimde ufacık senden kalma tatlı bir anın
''bırak beni artık'' diyor
bakamıyorum yüzüne
eğiliyor başım sessizce öne..
bir şarkı var dilimde eskilerden kalma
hep beni sana çağıran
kalbimin boş odaları inim inim.

cirit atıyor yine tenimde fahişeler
tanımadığım o hiç yüzler
tadı tanıdık gelen erimiş tenler..

27 Şubat 2011 Pazar

Yalnız Öldü'm(n)

İkiye ayrılmış gibi kalbim.Bir tarafım güneşle yıkanırken bir diğer yanım geceyle boğuşuyor gibi.Zor gibi gözüküyor aslında ama buna okadar alıştım ki çok sıradan geldiği günler bile oluyor.Yeni umutlarla başlıyorum hergüne sanki aklımda yokmuşsun gibi.Gördüğüm her insana selam veriyorum belki aralarında sana rastlarım diye.Çok yürümeye başladım daha fazla sosyal oldum.Ama yetmedi.Yetiyormuş gibi avutuyorum kendimi.Her neyse sorunda bu değil zaten.Aslında sorunun seninlede bir ilgisi yok nedir bilemiyorum.Yürüyorum konuşuyorum dans ediyorum bi iki bişey not ediyorum.Biraz daha tüketmek için seni.Zor olmuyor dedim ya hani.Zor değil ama çok yorucu.Çabalarken koca bir devin sessizliği altında eziliyorum adeta.Ama söz veriyorum kendime zor olucak ama olucak diyorum.Bir kaç kadın gelip geçiyor hayatımdan.Hepsi tadımlık.Kokuları çok tanıdık geliyor.Sessleri bile sana çok yakın.Ama hiçbirinin elleri seninkiler gibi değil.Onların yüzleri çok tanıdık,kalpleri yok..
Uzak dursun istiyorum gece.Gücümün tükendiğini hissediyorum.Yine yeniden yine sana yenilmek istemiyorum.Ama öyle güçlü bir sessizliğin var ki yüreğimde ölü melekler son şarkılarını söylüyorlar.Son kez kanat çırpıyolar senin için.Gülüyorum.Minik bir tebessümünde yeter bazen.Herneyse zaman geçiyor işte sensiz olamazdım,derdim sensiz yapamam nefes alamam derdim.Alıyorum,gülüyorum,dayanıyorum.
Yalnız gittin sen..
Yalnız öldün
Yalnız öldüm..
Yalnız öldürdün

25 Şubat 2011 Cuma

Şaka.

Bazen kötü bir şaka yaptığını düşünüyorum.Eskiden benim sana yaptığım gibi.Aradan 1 2 gün kaybolurdum sonra sürprizden çıkar gibi çıkardım.Sık olurdu bu çünkü sana çok kırılırdım.Ama bunu sana hiç belli etmezdim.Hep ''taş kalpli''gözükmeye çalışırdım.Ama nafile içimi bilirdin.Ben giderdim sen beni arardın.Dayanamazdım sana tekrar gelirdim yanına.Sarılırdım sıkıca.Sende en sevdiğim noktalardan biriydi sana sıkı sıkı sarılmak bilirsin.Sanki hiç kopmayacakçasına.Hergün özlerim seni her gün kokunu hissederdim tenimde sanki sürekli berabermişiz gibi..
Bazen belki yine bana masal anlatır diyorum kendi kendime.Yeniden yıldızları sayar,hayallerimizden bahsederiz diyorum.Ama nafile.Ne o geceleri sana anlatabilirim.Ne de tekrardan başa dönüp ''ah''çekerim.Diyorum ya bazen ''sıra bendeydi şaka yaptım''dersin diye bekliyorum bi ümit.Bir telefon kadar yakınsın aslında biliyorsun.Engeller koymuşsun önümüze sen atladıkça ben onlara takılıp düşüyorum.Hem seni çok istiyorum hemde engellerinle mutluluklar diliyorum.Belki yersiz bu yalnızlığım belkide bilmiyorum işte.Öyle birşeyler dökülüyor dilimde.Sır gibi saklıyorum kimseye söylemiyorum.Tıpkı adını sakladığım gibi bana özel ol istiyorum.
Özlediğini biliyorum çok iyi bi yalancı olduğunuda.
Takvimdeki rakamlar bugün çok tanıdık.İyi ki doğdun sevgilim.
Yakın olmakla birlikte çokta uzaktasın aslında.Tanımadığım o insanlarlasın.''Hep birlikte iyiki doğdun''diyorlardır.Eminim.Uzatmaya gerek yok bu masalı.Sen yalan doğrularını yaşarken ben sessizce sinidiriyorum yalnızlıklarımı üzülmüyorum ağlamıyorum bazen yazıyorum sonra siliyorum.Geçen senelerin aslında nekadar önemsiz olduğunuda anlıyorum.O sözler,dokunuşlar ...
İyi ki doğdun aslında tarifsiz mutluluklarla boyadın yüzümü.Unutlmaz dokunuşlar bıraktın.
İyi ki doğdun sevgilim.Ben yine gidiyorum.Bu sefer şaka değil.

24 Şubat 2011 Perşembe

Yarım Kalan Şarap Gibi.

Çıkmaz sokakta koşuyor gibiyim.Annesini kaybetmiş küçük bi çocuk gibi ağlıyorum gece olunca  duvarlara.İsmini yazıyorum buğulu camlara.Eskisi gibi güleç değilim.Sorunum yok sadece ''özledim diyorum.Özlediysen ''git''diyorlar.Nasıl gidebilirm diyorum birşeyler saçmalıyolar.Oysa kimse gerçeği bile bilmiyor.Bilmeyeceklerde.Bilemezlerde.Geçen gün bi telefon geldi bilmediğim numaradan açmadım.Bile bile açmadım;biliyordum o telefon sana aitti.İlk günlerdeki gibi susuyordum.yine.Sessizce özlüyordum seni soğuk duvarlarımın arasında.Sözcüklerin akıyor her ayna karşısına geçtiğimde.Sildikçe daha çok kanayan bir yaramı görüyorum.Artık deşmiyorum bile.Deşmeyeli uzun zaman oldu.Pansuman yapıyım dedim kendi kendime başkalarına sarıldım;olmadı.Hep birşeyler eksik kaldı.Hiçbirinde senin o mutluluk kokan tadın yoktu.Olamazdıda.Çünkü o sana özeldi.Merak etmiyorum eskisi gibi seni,adın heycanlandırmıyor beni.Üzgünüm sevgilim sen bende ölmüşsün ağlayan gözlerim bile yok olmuş anladım artık.Üzgünüm..
Sen şimdi başka kollarda bensizliğe tahammül etmeye çalışırken daha çok saplıyorsun kendine beni farkında değilsin.Söylemiştim sana ''yapma,sana da yazık'' demiştim.Yapamam demiştin.Kızamadım bile.Haklıydın yapamazdın.Oyalanmadan duramazdın.O kadar zavallı ve acizdin ki karşımda cevap bile veremiyordum sana.Aşşağılamıyorum seni yanlış anlama;ama öyleydin ve beni hala özlüyordum
.''Dum'' diyorum artık çünkü artık özleyemiyorum bile.Ama seni özlemeyi özleyebiliyorum mesela.Kavgalarımızı arıyorum bazı gecelerde.''bilirsin yapamazdım kavgasız sonra sarılırıdık birbirmize uykumuza dalardık,aşk kokardık.
Yavaş yavaş neslimiz tükendi bizimde aşkımız bu global dünyaya yenik düşmüştü.İki deli sevgiliydik.Ben senin sesinden anlardım ama sen beni hala anlamazdın.Sorun etmezdim.Ama ben hala özlerdim.
''Yarım kalan şarap gibi tadın artık
''Üstünden kaç aşk geçmiş ?
''Ellerin arıyor mu hala beni ?
''Özledim sevgilim''sakın deme.
''Neslimiz tükendi bizimde
''Kanat çırptık başka gökyüzüne.

3 Şubat 2011 Perşembe

Birşeyler.

İçimde günden güne büyüyen birşeyler var.Ne olduğunu bilemediğim adını günlerce düşünüp bulamadığım.Küçük can kırıkları var etrafımda.Baktıkça halime şükrettiğim.Nasıl başlasam bilemiyorum.Cümleler kurmaya çalışıyorum olmuyor.Utanıyorum korkuyorum.Neden bilmiyorum.Geçtiğimiz yollar üzerinde git gel yapıyorum kokunu duyma ümidiyle.Hiç duyamadığım o kokunu.Yılmıyorum hergün her saat aynı sokaklardan geçiyorum.Hayal ediyorum sevgilim;karşı kaldırımdan bana bıyık altı gülüşünü görmeye çalışıyorum.Görüyorum.gözümü kırptığımda yok oluyorsun.Ve biz ölüyoruz.
Herşeyin eskisi gibi olduğunu düşünmeye çalışıyorum.Her sabah mesajlarınla ''günaydın sevgilim''diye uyandırmanı bekliyorum.Her sabah aynı hüsran.Mesaj yok.Ara sıra geliyor sesin aklıma.Hayır yalan söylüyorum hiç çıkmıyor sesin kulaklarımda,sonsuza kadar hapsolmuş mahkum gibiler.Ellerini düşünüyorum.Tenime dokunduğun o ilk gün.Değiyor parmakların göğsüme yumuşacık..
Gözlerim arıyor seni dört bir yanda sana koşuyor ayaklarım.Yolum kayıp.Uykusuz gecelerle dost oldum her gece anlatıyorum seni.Sanki ilk defa dinlerlermiş gibi yılmadan dinliyorlar sağolsunlar.O'na git diyolar ''gidemem''diyorum O ''öldü''.Bir yıldız parlaya parlaya söndü..

Misafir

Ellerim kalbime doğru çekiliyor.Sessizce sinmiş gökyüzünden medet uman akıl hastaları gibiyim.Yıldızlar hep kayıyor.Yıldızlarda sen gibi gökyüzümü terkediyor.Yapayalnızım bu evde bu şehirde.Kalbimde bir başımayım kalbimin kapıları hala aralık.Bakıp bakıp duruyorum ayak izlerine.sinsice bir ayrılık sessiz kahkasıyla deliyor gecemi.Konuşamıyorum.Ellerim kalbime doğru çekiliyor.Çok yalnızım ; bu şehir bu ıslak kaldırımlı soğuk sokaklar terkeden yıldızlar ve sen..
Uzakta hep gözlerim duyar gibiyim seslerini.Piyano tınısıyla raks ediyor gibi.Dilinde yine nota sesleri. ''LA LA''.gidiyor gibi beklenmedik misafirim sevgili yalnızlık.Gider gibi yapıp bana şaka yaptığını söylüyor.Her gün her gece aynı o aptal şaka.Bir iki yine şaka.günden güne alışıyor gibiyim ona.Yerim hala aynı gökyüzü bir parlak bir mavi bir sönük.Küskün gibiler bana.Tanınmamazlıktan geliyorum.Öyle gibiler..
Alışıyorum gitgide sana aratmıyor seni cazip yalnızlığım.Dayanabiliyorum  artık.Eskisi gibi değilim.Gel demem gelme de diyemem.Bir sesler duyuyor gibiyim içimden 'umutl'ların ya'' diyor.Umudum yok diyorum.tükeniyorum git gide.gücüm yok gidecekse gelmesin.Dayanamam biliyorum.İki yabancı misafir ağır gelir kalbime,sessizliğinde ölürüm.O'nunla özgürüm sadece özgür yalnız,eksik,parça parça..

12 Ocak 2011 Çarşamba

Hiç unmadık anda biri çıkar ya karşınıza,yıllardır beklediğiniz O'ymuş gibi içiniz heycanla dolar.Gecelerinizi bitmek bilmez.Bir an önce sabah olsada onu görsem telaşına kapılırsınız.Dinlediğiniz her şarkı sizi ona götüren bir yol gibidir.Sonsuza dek bekleyebilirmişsiniz gibi kandırırsınız kendnizi gecelerce.Ve o geceler hiç bitmez.
Günler geçer aylar geçer hala beklersiniz.Hani yıllardır beklediğiniz insan O'ymuş gibi..
Onu öyle seversiniz ki yerlere serersiniz gururunuzu hiçbir beden duramaz karşınızda hiçkimse yıldıramaz filizlenmiş sevdanızı.Çünkü siz hep çok seversiniz.
Saatler geçmeye devam eder.Artık kalbiniz yokluğunun telaşına kapılmıştır.Birileri gidiyor gibi elleriniz gökyüzüne çırpınır ve o bitmek bilmeyen geceleriniz size iğneli bir fıçı gibi batmaya başlar.Delik deşer eder kalbinizi.Yaralarınızı sarmaya çalıştıkça farkında olmadan iyice çatlatmışınızdır.Birileri gelmiştir mutlaka kalbinize misafir.Belki gelen ayanı sürterde ''O'' gelir ümidiyle.Oysa acı gerçekler karşınızdadır tüm çıplaklığıyla.Size kucak açmıştır yokluğu.Eğer zayıf bir karakteriniz yoksa eğer yaşarsınız size bıraktığı anılarla;şayet ben dayanamam diyorsanız kendinize bir suçlu ararsınız.Ve iki kalbi birden tüketmeye başlarsınız.Bir süre yüzü size tanıdık gelen her kimsenin ruhunun aslında nekadar yabancı ve acı olduğunu anlamaya başlarsınız..İşte şimdi siz gerçkten ölüme sürüklenen boş vitese takılıp uçuruma atılan kurban gibisinizdir.Bile bile tetiğe siz bastınız.Onunla yaşamak yerine bilerek yada bilmeyerek kendinizin katili oldunuz.


Suçlu kim O mu ?
ASLA.
o sizi sevemediyse siz onu çok sevdiyseniz kim ne yapsın ?
Kendinize gelin artık kalp asitiyle dolu kuyunuza kalbinizi atarak eritmeyin.Zorlamayın.
Onsuz O'nunla yaşmayı öğrenin.Öğrenin ki gerçek bir kalbi avuçlamanın ne kadar yüce birşey olduğuna erişin.

11 Ocak 2011 Salı

Sıcak Çikolata

Sıcak çikolata tadında aşk
Bazen tropikal ormanları ferahlığında
Bazen sert karasal.
Ne şiddetli yağmur söndürebilir ateşimizi
Ne içimizi ısıtan o tatlı yudumu söndürebilir o rüzgar.
Sıcak çikolata tadında aşk.
Sevgiye banmış,kalbe yaklaşmış..

Mektup

Sessizce bakakaldım..
Sadece izledim gidişini usul usul.

Zaten gitmeye meğilliydi biliyordum
Sadece fiili gerçekleştirmesini bekledim.
Bir kağıt tuttuşurdu elime ''ben gitmeden sakın okuma''dedi.
Merak etmedim.Ama beynim sözcüklerin arasında dolaşıp gidiyordu.Ve artık o gitmişti.Saatler geçti gidişinin ardından.Ellerim ellerimde dışarıyı izliyordum usulca.Hafifçe yağmur serpişiyordu yeryüzüne.Sokaklar yine ıslanacak,insanların acizliği yine kıyı köşelere saklanacaktı.Aklıma birden iki gün öncesi gelmişti.Ne yazdığını bilmediğim o sır mektup.Nereye koyduğumu unutmuştum heryerde onu aramaya koyuldum sonunda buldum.Yağmur giderek hızlanmıştı.Sokaklar sessizdi.Bu sessizliği seviyordum.Tüm herşeyden arınmış yağmur sesleri ve sokaklar.İnsanlar yok bomboş her yer.

Koltuğuma oturdum ve mektubu açtım.Sessizce okumaya başladım
''Sevgili sevgilim.
Okuduğunda çoktan gitmiş olacağım buralardan muhtemelen bir ayrılık trenine binip seni terketmiş olacağım.Bunları yazarken korkuyorum aslında.Çünkü sen benim ilkimdin herşeyimdin.Şimdi yine mantığın devreye girer senin ''öyleyse neden'' diye.İşin korkunç kısmıda burda başlıyor sevgilim.Küçücüktüm sana geldiğimde kalbim minnacıktı.Seninse kocaman.Sen öyle bir adamdın ki kocaman kalbine benim küçük kalbimi yaymıştın kalp damarcıklarına.Yavaş yavaş ellerim büyüdü seninle sonra kalbim.O kadar büyüdü ki dar gelir oldum kalbine.Biliyorum görüyorum kalbindeki çatlakları ''özür dilerim''.Farkında değilsin ama gözbebeklerin gittikçe büyüyordu banaikorkuyordum.Sevişirken çok canım yanıyordu ama söyleyemiyordum.Gözbebeklerin çok büyümüştü.
Teşekkürler Sevgilim.Kalbimi büyüttün kalbimi kalbine dar ettin.Mutluydum ama daha fazla dayanamazdım.Biliyordum gidişime sessiz kalacağını ve biliyordun ki bunları yüzüne karşı söyleyemeyeceğimi.Çünkü seni hala çok seviyordum.Bir nevi biz için bizden gidiyordum.''Saçma''diyeceksin.Ama deme sevgilim.Zarar görüyordu kalbim seni sevmek istiyordum sadece seni.Ve böyle olması içinde gitmem gerekli sevgilim.

(İlaçların üst çekmecenin sol tarafında sakın unutma.)

4 Ocak 2011 Salı

O Masal.

Tanr
ı ellerini çekmişti artık..Kanayan bir kalp vardı gülüşlerle bezenmiş mutluluk tablasonun pastel renkleri altında elleri vardı bir başkasının ellerine değen... hala sözcükleri vardır haykırmak istercesine.Sanki sanki birşeyler düğüm olmuştu boğazlarında konuşamıyordu..Gökyüzü çok karanlıktı.Ama sakin..İçinde bir çocuk ağlıyordu,Yapma gel diye.Ama sağır olmuş kulakları duymuyordu.Birileri vardıhala içinde eriyen kar tanesi gibi.Susadıkça kalbini eritiyordu.Gözleri kamaşmıştı onsuzluktan,her güzele sarılıyordu elleri onu arıyordu şüphesiz bir elleri vardı kimsesiz.nefesini hissediyordu hala ensesinde.O ilk baktığı anı nasıl unutabilirdi ki .. O kadar güçlü müydü ki beyni.Sonunda yenik düştü erittiŞimdi yapayalnız bir yabancıyla açmış kanatlarını onu sevmeye çalışıyor.O da biliyor kendini kandırıyor.bir ümit onu unuturumda bunu severim diyor.Ve her gece uyumadan önce bir masal dinliyor kulakları o masal ''yalan''.O masal aslında hiç yok.